
Yeni İktisat Sosyolojisi, 1980’lerden itibaren iktisadi olguları salt piyasa mekanizmalarıyla değil, toplumsal ilişkiler, kültürel normlar ve kurumsal yapılar içinde anlamaya yönelen bir yaklaşım olarak öne çıkmıştır. Bu yaklaşımın merkezinde yer alan “gömülülük” (embeddedness) kavramı, ekonomik eylemlerin toplumsal ağlar, güven ilişkileri ve kültürel değerlerden bağımsız düşünülemeyeceğini vurgular. Kavram ilk olarak Karl Polanyi tarafından ortaya atılmış, ardından Mark Granovetter tarafından modern bir sosyolojik çerçeveye oturtulmuştur. Polanyi’ye göre piyasa ekonomisi, tarihsel süreçte toplumdan “çıkartılmış” olsa da hiçbir zaman bütünüyle bağımsız olamaz; zira ekonomi her zaman toplumsal ilişkilerin içine gömülüdür. Granovetter ise bu fikri mikro düzeyde geliştirerek, ekonomik davranışların aktörler arası ağ bağlantıları ve güven ilişkileri tarafından şekillendiğini ileri sürmüştür. Bu bağlamda, ekonomik eylem ne tamamen bireysel rasyonaliteye indirgenebilir ne de yalnızca kültürel determinizmle açıklanabilir. Yeni İktisat Sosyolojisi, bu kavramsal çerçeveyle piyasanın “doğal” değil, “toplumsal olarak inşa edilmiş” bir alan olduğunu gösterir. Bu perspektif, şirket ağları, finansal ilişkiler, girişimcilik, hatta dijital ekonomiler gibi birçok güncel olgunun analizinde güçlü bir araç sunmaktadır. Dolayısıyla gömülülük, iktisadi kararların arkasındaki toplumsal dokuyu anlamamıza yardımcı olan temel bir kavramdır.
Kaynaklar:
“İktisadi Eylem ve Sosyal Yapı: Gömülülük”, Yaz. Mark Granovetter, İktisadi Hayatın Sosyolojisi, Ed. Mark Granovetter ve Richard Swedberg, s. 81-114, İstanbul: Alfa Yayınları.
Ek Okuma Önerisi:
“Sosyal Yapının İktisadi Sonuçlar Üzerindeki Etkisi”, Yaz. Mark Granovetter, İktisadi Hayatın Sosyolojisi, Ed. Mark Granovetter ve Richard Swedberg, s. 118-137, İstanbul: Alfa Yayınları.
Film/Belgesel Önerisi: Samsara, Ron Fricke, 2011.